İlke Hukuk Bürosu

SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ

img_05851ilke hukuk büromuza ait olan devrek.org sitemiz yenilenmiş bulunmaktadır. bundan sonra büromuz ile ilgili iş ve işlemlerinizi buradan yapacağınız yazışmalarla ve bilgilerle takip edebileceksiniz sitemizle ilgili çalışmalar devam etmekte olup sitede devrek ile ilgili de bilgilere belgelere ve resimlere ulaşabileceksiniz bu konu ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir.

Sulh Asliye ve Ceza Ayırımı

mahkemeSULH CEZA MAHKEMELERİ

Tek hâkimli mahkemeler olup, özel yasalarda ve tüzüklerde sulh ceza mahkemelerinin göreceği belirtilen kabahat cinsinden davalara, Türk Ceza Kanunu’nun 11.maddesinde tanımı yapılan kabahatlere mahsus cezaları gerektiren fiillerle ilgili davalara, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para
cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması,, idari mercilerce verilmiş olan ve Sulh Ceza Mahkemeleri’ ne itiraz edilebileceği belirtilen kararlarla ilgili davalara bakmakla görevlidirler. Sulh Ceza Mahkemesinin Kurulu bulunduğu mahallin iş durumuna göre birden ziyade olabilir ve yine iş durumuna göre bunlardan birisi Trafik Mahkemesi olarak görevlendirilebilir.

ASLİYE CEZA MAHKEMELERİ

Sulh Ceza ve Ağır Ceza Mahkemelerinin görevleri dışında kalan, özel yasasında asliye ceza mahkemesince görülüp karara bağlanacağı açıklanan veya özel yasasında hangi mahkemede görülüp karara bağlanacağı açıklanmamış olmakla birlikte sulh ve ağır ceza mahkemesinin görevi içinde bulunmayan bütün ceza davalarına bakmakla görevli, tek hâkimli mahkemelerdir. Her asliye ceza mahkemesi nezdinde bir Cumhuriyet Savcısı bulunur ve duruşmalarına iştirak eder. Bu mahkemeler de iş yoğunluğuna göre birden başlamak üzere teselsül eden numaralar alarak adlandırılırlar ve bunlardan 1 numaralı olan kaçakçılık davalarına, 2 numaralı olan basın yolu ile işlenen suçlarla ilgili davalara bakarlar. Bölgenin özelliği gerektiriyorsa bu mahkemelerden bir tanesi kambiyo suçlarına bakmakla görevlendirilir.
551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname,554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname,555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname,556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda zikredilen ceza davalarına bakmak üzere İstanbul ilinde tek hakimli Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi; Kararnamelere muhalefet yönünden 25.12.2000,5846 sayılı Yasaya muhalefet yönünden 26.3.2001 tarihi itibari ile görevlendirilmiştir. İstanbul dışındaki yerlerde ise Komisyonların bulunduğu ağır ceza merkezlerinde olmak üzere asliye ceza mahkemesinin, ikiden fazla asliye ceza mahkemesi varsa 3 nolu asliye ceza mahkemesinin, iki asliye ceza mahkemesi varsa 1 nolu asliye ceza mahkemesinin görevlendirilmesine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca karar verilmiştir.

AĞIR CEZA MAHKEMELERİ

Bir başkan ve iki üyeden teşekkül eden bu mahkemeler, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 421 inci maddesinde sayılan ölüm, ağır hapis ve on seneden fazla hapis cezalarını gerektiren cürümlerle ilgili davalara bakarlar, bu mahkemelerin duruşmalarında da Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaktadır. Ağır Ceza Mahkemeleri de kurulu bulundukları bölgenin iş durumuna göre birden ziyade olabilir, Asliye Ceza Mahkemelerinde olduğu gibi 1 numaralı olanlar kaçakçılık,2 numaralı olanlar basın davalarına bakmakla yükümlüdürler. Bunların dışında kalmakla birlikte suçluların görev, sıfat ve memuriyetleri sebebi ile ağır ceza mahkemelerinde görülmesi kararlaştırılan davalara da bakarlar.

İş Davaları

is_davalariEn çok açılan iş davaları, işçi alacakları ile ilgili iş davaları ve hizmet tespiti ile ilgili iş davalarıdır. İşçi alacakları davalarında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücretleri, fazla mesai ücretleri, ödenmemiş ücretler vb. istenir. Ücretlerin asgari ücret olarak gösterilmiş olması hâkimi bağlamaz. Hâkim gerçek ücretin tespiti için ilgili yerlere yazı yazar ve tanıkları dinler.

İşe iade davaları da son zamanlarda iş mahkemelerinde çok açılan davalar arasındadır. İşe iade davasının şartları ve diğer davalarla ilgili detaylı bilgi diğer yazılarımızda yer alacaktır.

Tahliye Davaları ve Kira Hakkında Bilgi

42-15212975KİRACINIZI TAHLİYE EDEBİLECEĞİNİZ DURUMLAR


a) Kiraya verene ilk sözleşme tarihinden sonraki tarihte düzenlenmiş (elden ya da noterden) yazılı bir tahliye taahhüdü verirseniz, bu yazılı tahliye taahhüdünde belirtilen günü takip eden 1 ay içerisinde, icra yoluyla aleyhinize icra takibi yapılmışsa, (tahliye taahhüdü bu süre içerisinde kiralayan tarafından kulanılmaz ise hükümsüz kalır),

b) Kira bedelinin süresiz veya yıllık ödenmediği durumlarda ; bir kira yılı içerisinde iki kez kira bedelinin ödenmesi için tarafınıza ihtar edilmiş olması sonucunda açılan haklı ihtara dayalı tahliye davası yoluyla ,

c) Kira bedeli sizden yazılı olarak istenmesine rağmen, 30 gün içerisinde ödemezseniz, temerrüde dayalı mahkeme kararıyla,

d) Kiraya konu yerin: 1)Yeniden inşası, imarı, esaslı tamiri veya tadilatı ile ilgili ruhsat ve proje çerçevesinde, ihtar sonucu mahkeme yoluyla, 2)Yeni bir kimse tarafından satın alınması ve satın alan kişiye (eşine, çocuklarına da) ihtiyaç olması halinde, tapudan satın alma tarihinden itibaren bir ay içerisinde kiracıya ihtiyacı belirten ihtarın tebliğinden itibaren 6 ay sonra ya da kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılacak dava ile,

e) Herhangi bir sözleşmeye dayalı olmaksızın, haksız olarak bir konut ya da işyerini işgal eden bir kimse iseniz, bu işgalinizi tespit eden malik tarafından açılacak dava ile,

f) Sözleşmeye aykırı davranmanız ve apartman maliklerini rahatsız edici yasada belirlenmiş aşırı davranışlardan dolayı, bu aykırılık ve aşırılıklarınızı gidermeniz yazılı ihtar yoluyla istenmesine rağmen, gidermez iseniz, mahkeme yoluyla,

g) Aynı şehir ya da belediye hudutları dahilinde sizin ya da eşinizin adına kayıtlı bir konutunuz varsa, kiralanan konutun maliki tarafından açılacak dava ile tahliye edilirsiniz.

KİRA SÜRESİ NEDİR, NASIL UZAR

Kiracı, kira sözleşmesinde, kira süresinin bitimi olarak belirtilen süreden en az 15 gün önce tahliye edeceğini yazılı olarak bildirmediği takdirde, kira sözleşmesi kendiliğinden, kiracı lehine bir yıl daha uzamış sayılır. Bu durumda yeni bir sözleşme yapmaya gerek yoktur
Kiralanan yer boşaltılmadan, kira şartları değiştirilerek, yeniden kira sözleşmesi yapılması durumunda kira süresi uzatılabilir.
Başlangıçta tahliye taahhüdü veya boş bono verilmişse, kira süresinin uzatılması ve kira bedelinin yeniden belirlenmesi konuları kiraya verenin insiyatifinde gerçekleşmesine neden olmaktadır.

KİRA BEDELİNİN BELİRLENMESİ

a) Kira bedelleri kural olarak kira sözleşmelerinde serbestçe ve karşılıklı anlaşarak yazılı hale getirilmelidir. Kira bedeli aylık, 3 aylık, 6 aylık veya 1 yıllık gibi süreleri kapsamak üzere belirlenebilir. Ancak kiraya verenler ve mülk sahipleri bir baskı unsuru olarak kiracının elinden boş senet ve tahliye taahhütleri almaktadır. Bu belgelerin ilk kira sözleşmesi yapılırken düzenlendiği ispat edilirse geçersizdir.

b) Kira sözleşmesindeki kira süresinin bitiminden sonra yeni bir anlaşma veya mahkeme kararı yoksa bir önceki yılın kira bedeli ödenmeye devam edilebilir. Kira kontratındaki, kira bedelinin takip eden senelerde ne oranda artacağını belirleyen maddeleri geçerlidir. Ancak bu belirleme kesin olmalıdır. Örneğin TÜFE oranında vb. Önceleri bu şartın sadece kontratın imzasından sonraki 2. yıl, yani ilk kira artışında geçerli olduğu, diğer kira dönemleri için geçerli olmadığı şeklinde olan Yargıtay’ ın görüşü artık değişmiştir.

c) Sözleşme bitiminden en az 15 gün önce kiraya veren, kiracıya yazılı ihtarı sonucunda talep ettiği yeni kira döneminin kira bedeli hakkında anlaşma sağlayamazsa, mahkemede açacağı kira tespit davası sonucunda yenilenen kira döneminin kira bedeli saptanabilir. Saptanan bu bedel kira döneminin başından itibaren geriye dönük olarak geçerli olur.

d) Uzun süreli ya da süresiz kontratlarda her iki taraf da ekonomik vb. şartların değişmesini gerekçe göstererek, kira bedelinin yeniden belirlenmesini,mahkemeden  isteyebilir,

e) Kiralanan yerin kullanımında esaslı bir değişiklik meydana gelirse, taraflar yeni duruma göre kira bedelinin belirlenmesini mahkemeden isteyebilirler.

KİRA BEDELİNİN ÖDENMESİ

Kira bedeline ait ödemelerin mutlaka yazılı bir belge (para alındı makbuzu, banka dekontu, havale makbuzu, kira karşılığı verildiği kanıtlanabilen senetler) karşılığı yapılması gerekir.

Yapılan ödemede mutlaka hangi yıl ve aya ait olduğu belirtilmelidir.
Eğer bir banka hesabı vs. belirlenmemiş de paranın ev sahibi kiralayana ödeneceği yazılı ise bu ödeme ya elden bizzat kiracıya yapılmalı ya da posta ile ödemeli ve adreste teslim şeklinde yapılmalıdır. Posta masrafı kiradan kesilmemelidir.,

KİRA SÖZLEŞMESİ NASIL OLMALIDIR

Kira sözleşmenin yazılı olması zorunlu değildir.Ancak ruhsata tabi işyerleri, vergi dairesi yazılı sözleşme istediğinden ve devir yetkisi olmak şartıyla kiralanmış bir yer devralınacaksa sözleşmenin yazılı olması gerekir.
Bir kira sözleşmesinde dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:
a. Kira bedeli, ( yabancı para ile de belirlenebilir),
b. Ödeme tarihleri,
c. Stopaj durumu,
d. Tahliye taahhüdü (ilk kontrata yazılı taahhüt geçersizdir),
e. Devir hakkı,
f. Kira artış oranı,
g. Depozito, teminat ve kira bedeli karşılığı olarak senet vb. istenmesi halinde yazılıp yazılmadığı,
h. Ödenen kira bedelinin (”alınmıştır”, “ödenmiştir” şeklinde) yazılıp yazılmadığı, yukarıda belirtilen konuların yazılıp yazılmadığı mutlaka kontrol edilmeli ve yapılan anlaşmaya uygun olduğu görüldükten sonra sözleşme imzalanmalıdır.

Komşuluk ve Kiracılık İlişkileri

komsulukApartman yönetim planı nedir, nasıl oluşturulur, aidat ödemek zorunlu mudur ?
Apartman bağımsız bölüm sahiplerinden meydana gelen kat malikleri kurulu anagayrimenkulü (apartmanı) yönetme hakkına sahiptir. Apartman yönetim tarzını,kullanma amacını, şeklini yasalara uygun olmak koşulu ile bu kurul belirler.
Kat maliklerinin oybirliği ile kabul ettikleri yönetim planı apartmanlarda tüm kat malikleri ve kiracılar için bağlayıcıdır.
Yönetim planının değiştirilebilmesi için 4/5 çoğunlukla karar alınmalıdır.
Apartman yönetimi, yönetim planında gösterileceği üzere bir yönetici ile veya yönetim kurulu tarafından yönetilebilir. Kiracılarda hatta apartman dışından birisi dahi yönetici olabilir. Yönetim planında aksi hüküm yoksa bu kişiler kat malikkleri toplantısına katılamazlar.
Giderlerin nasıl bölüştürüleceği yönetim planında belirtilmemişse kaloriferci, kapıcı, bekçi, bahcıvan ücretleri kat malikleri arasında eşit bölüştürülür.
Diğer giderlerde aidatlar her bağımsız bölüm için eşit bir şekilde bölüştürülebileceği gibi arsa payına göre de belirlenebilir. Apartmanın ortak giderleri için aidat ödenmesi zorunludur.
Kat malikleri ortak tesisler üzerinde kullanma hakkında vazgeçerek arsa payı oranında giderlere katılmaktan kaçınamaz.
Kat malikleri veya yönetici, belirlenen katılım payının (aidat veya zorunlu giderler) ödenmemesi halinde borçlu kat malikinden aylık % 10 gecikme tazminatı isteme hakkına sahiptir.

Apartman hayatında kiracı veya kat maliki diğer sakinleri rahatsız ederse ne yapılabilir ?
Öncelikle rahatsızlık veren kişi veya kişilerin uyarılması gerekir.
Eğer taşkınlık yapanlar kiracı ise ev sahibinin mutlaka olaydan haberdar edilmesi gerekir.
Uyarılar sonuç vermediği takdirde kişi veya kişilerin yaptıkları her taşkınlık bir suç teşkil etmektedir. Bu durumda alınabilecek en etkil önlem diğer daire sakinlerinin her seferinde ayrı ayrı şikayetçi olmalarıdır. Konu ile ilgili şikayet Sulh Ceza mahkemelerine yapılır.
Kat mülkiyeti kanuna göre bu çekilmezlik hali süreklilik kazanırsa, diğer daireler tarafından birleşilerek satın alınması da mümkündür. Bu yolla rahatsızlık veren daire sahibi apartmandan uzaklaştırılmış olur.

Apartman bahçesi otopark haline getirileblir mi ?
Mimari projede belirtilmiş olması gereklidir. Aksi halde ortak yerler tüm kat maliklerinin onayı olmaksızın kullanımında hiç bir değişiklik yapılamaz. Kat maliklerinin oybirliği ile alacakları kararla da bahçe otopark olarak kullanılabilir.

Apartmanın kat malikleri evlerinde evcil hayvan besleyebilirler mi ?
Rahatsız edici derecede gürültü çıkarmayan veya yargıya intikal ettiğinde bilirkişi tarafından; gürültünün rahatsız edecek düzeyde olup olmadığı, katlanılabilir nitelikte olup olmadığı ve giderilip giderilemeyeceği konularında yapılacak incelemeye göre evcil hayvanların bağımsız bölümlerde beslenmesi mümkün olabilmektedir.
Evcil olmayan hayvanlar hiç bir şartta beslenemez.

Kira ilişkilerinin yazılı olması zorunlu mudur?
Kira sözleşmenin yazılı olması zorunlu değildir.Ancak ruhsata tabi işyerleri, vergi dairesi yazılı sözleşme istediğinden ve devir yetkisi olmak şartıyla kiralanmış bir yer devralınacaksa sözleşmenin yazılı olması gerekir.
Bir kira sözleşmesinde dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:
a.Kira bedeli, (yabancı para ile de belirlenebilir),
b.Ödeme tarihleri,
c.Stopaj durumu,
d.Tahliye taahhüdü (ilk kontrata yazılı taahhüt geçersizdir),
e.Devir hakkı,
f.Kira artış oranı,
g.Depozito, teminat ve kira bedeli karşılığı olarak senet vb. istenmesi halinde yazılıp yazılmadığı,
h.Ödenen kira bedelinin (”alınmıştır”, “ödenmiştir” şeklinde) yazılıp yazılmadığı, yukarıda belirtilen konuların yazılıp yazılmadığı mutlaka kontrol edilmeli ve yapılan anlaşmaya uygun olduğu görüldükten sonra sözleşme imzalanmalıdır.

Kira bedeli nasıl ödenmelidir?
Kira bedeline ait ödemelerin mutlaka yazılı bir belge (para alındı makbuzu, banka dekontu, havale makbuzu, kira karşılığı verildiği kanıtlanabilen senetler) karşılığı yapılması gerekir.
Yapılan ödemede mutlaka hangi yıl ve aya ait olduğu belirtilmelidir.

Stopaj hangi hallerde ödenir ?
Stopaj dükkan kiralarında ödenir. Kiralanmış bir dükkanın kira bedelinin %20 oranında kira stopaj vergisi (ayrıca bu miktarın %10′u kadar fon) kira ödemesini takip eden ayın son gününe kadar, ilgili vergi dairesine kontrattaki şarta göre ödenmesi gerekir. Kira kontratında stopaja dair ek bir şart yoksa, %20 stopaj kesilerek (vergi dairesine yatırılmalı) kira bedeli bu şekilde ödenmelidir (bu konuda muhasebecinizle de konuşunuz).

Kira bedeli nasıl belirlenir?
a)Kira bedelleri kural olarak kira sözleşmelerinde serbestçe ve karşılıklı anlaşarak yazılı hale getirilmelidir.Kira bedeli aylık, 3 aylık, 6 aylık veya 1 yıllık gibi süreleri kapsamak üzere belirlenebilir. Ancak kiraya verenler ve mülk sahipleri bir baskı unsuru olarak kiracının elinden boş senet ve tahliye taahhütleri almaktadır. Bu belgelerin ilk kira sözleşmesi yapılırken düzenlendiği ispat edilirse geçersizdir.
b) Kira sözleşmesindeki kira süresinin bitiminden sonra yeni bir anlaşma veya mahkeme kararı yoksa bir önceki yılın kira bedeli ödenmeye devam edilebilir.
c) Sözleşme bitiminden en az 15 gün önce kiraya veren, kiracıya yazılı ihtarı sonucunda talep ettiği yeni kira döneminin kira bedeli hakkında anlaşma sağlayamazsa, mahkemede açacağı kira tesbit davası sonucunda yenilenen kira döneminin kira bedeli saptanabilir.
d)Uzun süreli ya da süresiz kontratlarda her iki taraf da ekonomik vb. şartların değişmesini gerekçe göstererek, kira bedelinin yeniden belirlenmesini, mahkemeden
isteyebilir,
e)Kiralanan yerin kullanımında esaslı bir değişiklik meydana gelirse, taraflar yeni duruma göre kira bedelinin belirlenmesini mahkemeden isteyebilirler.

Kira süresi nasıl uzar?
Kiracı, kira sözleşmesinde, kira süresinin bitimi olarak belirtilen süreden en az 15 gün önce tahliye edeceğini yazılı olarak bildirmediği takdirde, kira sözleşmesi kendiliğinden, kiracı lehine bir yıl daha uzamış sayılır. Bu durumda yeni bir sözleşme yapmaya gerek yoktur
Kiralanan yer boşaltılmadan, kira şartları değiştirilerek, yeniden kira sözleşmesi yapılması durumunda kira süresi uzatılabilir.
Başlangıçta tahliye taahhüdü veya boş bono verilmişse, kira süresinin uzatılması ve kira bedelinin yeniden belirlenmesi konuları kiraya verenin insiyatifinde gerçekleşmesine neden olmaktadır.

Kiracı hangi hallerde tahliye edilebilir ?
a)Kiraya verene ilk sözleşme tarihinden sonraki tarihte düzenlenmiş (elden ya da noterden) yazılı bir tahliye taahhüdü verirseniz, bu yazılı tahliye taahhüdünde belirtilen günü takip eden 1 ay içerisinde, icra yoluyla aleyhinize icra takibi yapılmışsa, (tahliye taahhüdü bu süre içerisinde kiralayan tarafından kulanılmaz ise hükümsüz kalır),
b)Kira bedelinin süresiz veya yıllık ödenmediği durumlarda ; bir kira yılı içerisinde iki kez kira bedelinin ödenmesi için tarafınıza ihtar edilmiş olması sonucunda açılan haklı ihtara dayalı tahliye davası yoluyla ,
c)Kira bedeli sizden yazılı olarak istenmesine rağmen, 30 gün içerisinde ödemezseniz, temerrüde dayalı mahkeme kararıyla,
d)Kiraya konu yerin: 1)Yeniden inşası, imarı, esaslı tamiri veya tadilatı ile ilgili ruhsat ve proje çerçevesinde, ihtar sonucu mahkeme yoluyla, 2)Yeni bir kimse tarafından satın alınması ve satın alan kişiye (eşine, çocuklarına da) ihtiyaç olması halinde, tapudan satın alma tarihinden itibaren bir ay içerisinde kiracıya ihtiyacı belirten ihtarın tebliğinden itibaren 6 ay sonra ya da kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılacak dava ile,
e)Herhangi bir sözleşmeye dayalı olmaksızın, haksız olarak bir konut ya da işyerini işgal eden bir kimse iseniz, bu işgalinizi tespit eden malik tarafından açılacak dava ile,
f)Sözleşmeye aykırı davranmanız ve apartman maliklerini rahatsız edici yasada belirlenmiş aşırı davranışlardan dolayı, bu aykırılık ve aşırılıklarınızı gidermeniz yazılı ihtar yoluyla istenmesine rağmen, gidermez iseniz, mahkeme yoluyla,
g)Aynı şehir ya da belediye hudutları dahilinde sizin ya da eşinizin adına kayıtlı bir konutunuz varsa, kiralanan konutun maliki tarafından açılacak dava ile tahliye edilirsiniz.

Kiraladığınız yeri hangi hallerde tahliye edebilirsiniz?
Kiracı olduğunuz yerden gelişi güzel çekip gitmemelisiniz;
a)Kira sözleşme süreniz bitmeden 15 gün önce yazılı olarak kiraya verene tahliye edeceğinizi bildirip, anahtarı teslim ederek,
b)Tahliye edeceğinizi, sözleşmede belirlenen sürede ya da makul bir süre öncesi (enaz bir ay önce) tahliye edeceğinizi yazılı olarak bildirip, anahtarınızı da (mümkünse yazılı bir belge ile) teslim edip, karşılıklı sözleşmenizi feshederek,
c)Kiraladığınız yerde, kullanmanıza engel bir durum oluştuğunda, bunu gidermesi için kiraya verene ihtar ederek, makul bir süre tanıdıktan (en az 15 gün ya da o işin yapılma süresi kadar) sonra, tazminat talebi ile birlikte, sözleşmenin feshini mahkemeden isteyerek tahliye edebilirsiniz.
Yabancı uyruklular gayrimenkul mülkiyetini nasıl kazanırlar?
Türk vatandaşlarına, Türkiye’de mülk edinecek yabancı’nın uyruğu olduğu ülke sınırları içerisinde mülk edinme hakkı tanınmışsa, yabancı da Türkiye’de diğer yasal kısıtlılıklar saklı kalmak koşulu ile mülk edinebilir. Diğer kısıtlamalar, Köy Kanunu ve Askeri Yasak Mıntıkalar Kanununu ile getirilmiştir. Turizmi Teşvik Yasası kısıtlamaların bir kısmını kaldırmaktadır.
Yabancı uyruklu kişi hakkında ayrıca istihbarat yapıldıktan sonra tapuda devir işlemi gerçekleştirilmektedir.

Kira Davaları

kira_davalariEn çok rastlanan kira ile ilgili davalar, kira alacağının tahsili için açılan davalar ( genelde dava açmadan icra takibi yapılır ), tahliye davaları ve kira bedelinin tespiti davalarıdır.

“Yazıya ilave yapılacaktır.”

Boşanma Davaları

bosanma_davalariEvlenmenin hak ve ihtiyaç olduğu gerçeği yanında, birbirleriyle bir arada kalmaları artık eziyet halini almış çiftlerin boşanmak diye bir hakka sahip olmadıklarını, ülke mevzuatında boşanma hakkının bulunmadığını varsaydığımızda, boşanmanın da ne kadar hak ve ihtiyaç olduğunu ve boşanma ihtiyacına adeta öcüymüş gibi bakılmaması gerektiğini daha iyi anlayabiliriz. Malta ve Flipinler’ de boşanmak yasakken, İspanya’ da 1981’ de, Şili’ de de 2004’ te yapılan düzenleme ile boşanma hakkı, ülke vatandaşlarına tanınmıştır. İrlanda ve Polonya boşanmanın çok zor olduğu, İsveç ise boşanmanın kolay ama tarafların mağdur olmamaları için sıkı kuralların getirildiği bir ülkedir.
Elbette ki arzu edilen ancak gerçekleşmesi mümkün olmayan yani ütopya diyebileceğimiz arzumuz hiç kimsenin boşanmak ihtiyacı duymamasıdır. Boşanmanın hayat kalitesine olumlu katkıları da mevcutken, intihar üzerine yapılan bir araştırmaya göre hemen hemen her toplumda boşanmışlarda intihar oranı, evlilerden hatta dullardan, bekârlardan bile daha fazladır. Boşanmaların yasak olmadığı, çok olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden azdır. Boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların oranı daha fazladır.

Boşanma ve İntihar Bakımından Bazı Avrupa Toplumlarının Karşılaştırılması

1000 evlilikte yıllık boşanma (ortalama)
Milyon nüfusta intihar
I. Boşanma ve ayrılmanın az olduğu toplumlar
2.07
46.5
II. Boşanma ve ayrılmaların orta derece olduğu toplumlar
6.4
109.6
III. Boşanma ve ayrılmaların çok olduğu toplumlar
37.3
257
Boşanma davası, içinde genelde nafaka davasını, velayet davasını ve tazminat davasını da barındırır. Bu davalar bazı durumlarda ayrı ayrı açılabildiği gibi boşanma davası içinde de bu hususlar bazen taleple bağlı olarak değerlendirilen hususlardır. Bu nedenle ayrı bir yazımızda nafaka, velayet, tazminat konularına da yer vereceğiz.

Evlenme Yaşı

evlenme_yasiKadın ve erkek, 17 yaşını doldurmadıkça evlenemezler. Eski Medeni Kanun’ da evlenebilmek için erkeklerin 17, kızların da 15 yaşını doldurmuş olması gerekiyordu.

Mahkeme kararıyla, evlenme yaşı istisnai olarak, 16 yaşa indirilebilir. Bu durum ciddi gereklilik halinde, özellikle de tarafların zarar görmesini engellemek için, örneğin kadının hamile kalması durumunda söz konusu olabilir. Kız ve erkek çocuklar 16 yaşlarını doldurduklarında hâkim kararıyla evlenebilirler. Eski Medeni Kanun’ da erkek çocuk 15, kız çocuk 14 yaşını doldurunca evlendirilebilirdi. Mahkeme kararıyla evlenmede, karardan önce ana-baba veya vasi dinlenir. Dinlenme olanağı yoksa hâkim kendiliğinden karar verir. Eski Medeni Kanun’ da ise anne, baba veya vasinin dinlenmesi şarttı.

18 yaşından küçük olanların velisinin iznini alması şarttır. Evlenme yaşının dolmuş olması, izin alınmayacağı anlamına gelmez. İzin yetkisinin kötüye kullanılması halinde sulh hukuk hâkiminden evlenmeye izin vermesi istenebilir.

İlke Hukuk Bürosu